Biraz Denizlice Konuşalım Mı ?
Beş yıldır Denizli'deyim Egeli olmamdan dolayı pek yadırgamadım Denizli ağzını, çünkü Egenin her yöresinin birbirine yakın ama bir okadar da kendine has konuşma şekilleri vardır. Fakat Denizli ağzı/şivesi bu konuda efsaneymiş. En güzel örneklerine de şuradan ulaşmak mümkün : beni bak biyo!

İstanbul'da üniversite öğrencisi arkadaşımın arkadaşının arkadaşı bi eleman öğrencilik hayatını 3 kızla aynı evde kalarak geçirmektedir. Artık durum böyle olunca çekinme utanma yoktur. Kızlar salonda filan üstbaş değiştirmekte ev içinde rahat davranmaktadırlar. Birgün kızlardan birinin annesi (Tavaslı deyze) ziyarete gelir. Elemanla salonda oturup televizyon izlemektedirler. Kızlar dışarı çıkmak için hazırlanırken, işte üstlerinde sütyen senin gömlek nerde şunu tutuversene şunu takıver filan diye alelacele koşuşturmaktalar. Bizim elemanın da gözü kayıvermiş. Tavaslı deyze elemanın omzunu delercesine işaret parmağı darbeleri atarak:
-Hişşt beni bak! Sen bu gızları bakıp bakıp avkıleyon mu? ( eliyle de yamuk bi şekilde sıvazlama hareketi yapıyordur.)
Pazartesi, Nisan 27, 2009 | | 0 Yorum
Koşarak Uzaklaştım Gölgemden
Eğer bir kız size kadın olmaktan bahsediyorsa ondan koşarak uzaklaşın. Sizin içinizi kaplayan tüm çocukluğu tam ensenizden, beyninizin bitim noktasından içine çekip dışarı kusmak istiyordur. Tüm hayalleriniz, tüm hayat sevinciniz uçup gidecektir. Eğer bir kız size büyümekten bahsediyorsa, topuklarınız vursun kıçınıza, Şener Şen kıskansın koşmanızı, İbrahim Üzülmez alkışlasın deparınızı.
Eğer bir kız sana kadının olayım diyorsa sanma ki bu iyi birşey. Sen ona çocuk geliyorsundur, saçma hayaller peşinde koşan, parası içeceği biraya endekslenmiş bir serseriden başkası değilsindir. Kendini böyle tanımlayınca gerçeklerle yüzleşmişmi oluyorsun. Gerçeklerin hepsine sokayım. Gerçek eğer güç=para=hatun ise ben böyle gerçeğin harbiden içine sıçayım diyesi geliyor insanın. Fakat dost acı söyler, gerçek bu.
Kızlar aşka, kadınlar güce tapar. Bu aşka tapma süresi çok kısa bir zaman dilimidir genellersek.
Peki bu kadar konuştun erkekler neye tapar ulan? derseniz. Erkekler kadına tapar. Tüm hırsları, kariyer zırvaları, para-araba-kat-yat istekleri istedikleri kadın/kadınları elde etmek içindir. Piramidin en üstünde kadınlar vardır. Ve eğer bir kız kızlıktan kadınlığa geçmek istiyorsa piramidi oluşturan 3 tonluk taş kütlelerini tek elinle kaldırsan fayda etmez. Senin o piramidin yapılma sebebi firavun olman gerekir o kız için. Bu zordur evet. O kız kadınlığa geçtiğinde firavununu arar,eler de eler,elekten geçenler firavunun köleleri olurlar. Biz erkekler elbet birgün firavun oluruz ama köle olmadan da firavun olunmuyor be kardeş.
Elelesindir, o seni tanımlıyordur, sen de onu. Gölgendir, gölgesi olmuşsundur ama bunlar firavunun zayıf yönleridir ve sen bunların hepsini barındırırsın kendinde. Birgün evrenin en büyük formülü 4S kuralı uygulamaya konur. Sen elenir, elekten geçersin, düştüğün yer piramidin sonudur. Büyürsün büyürsün ve 3 tonluk taşa dönüşürsün. Artık sevdiğin kadının firavununun kölesi belki de kölesinin kullandığı taş bloksundur kim bilir?
Pazar, Nisan 19, 2009 | | 0 Yorum
Gökkuşağı
Cuma, Nisan 17, 2009 | | 0 Yorum
Herşeyi almışsın ama bak bunlar kalmış...
''Her yeri boyamışsın, çok güzel, ama burada biraz kan kalmış, zincir kalmış, kırbaç kalmış. Sahneye çıkan hayvanların büyük uzantılarıyla ayaktasın, çok güzel, ama burada biraz aşk kalmış. Sana dokunduğum günlerde bana 'sevgilim' derdin, şimdi '****' diyormuşsun, çok güzel, ama burada biraz sonbahar kalmış, ihanet kalmış, bencillik kalmış. Korkunç yolculuklar planlardık insanlardan uzağa. Ellerimizi bırakıp, ayaklarımızı bırakıp gidecektik, çok güzel, ama burada benim çocuksu saflığım kalmış, aptallığım kalmış, düşlerim kalmış. Bu gece benim için en iri şeyi ağzına al! Evrendeki en iri şeyi : adımı! ve sonra tükür onu havaya, altına geç ve bekle. Çok güzel!ama burada biraz herşeye rağmen hala benim sana hasretim, benim senin göğsünü yumruklaya yumruklaya ağlayışım,benim...benim senin bana hediyen lök gibi yalnızlığım kalmış!..''
Küçük İskender
**** yerine karşı cinsten gelen küfür niteliğinde sıfat konulabilir. Filling or feeling the blanks? Bilemedim.
Nokta sonu şarkısı : Duman - Dibine kadar
Pazar, Nisan 12, 2009 | | 0 Yorum
Hüseyin Altın ile Altın Oran

Altın Oranın doğada bir çok canlıda bulunduğu,insanların bunu içgüdüsel ya da tesadüfi bulup en güzel tasarımlarda uyguladığını biliyoruz. Altın oranla ilgili bir çok döküman mevcut, araştırmak da eğlenceli. Fakat bu yazıda konu yakın da olsa farklı.
Yukarıdaki fotoğrafta altın oran belki de platin oranı görmek mümkün. Gördüğünüz üzere alındaki saç başlangıcı, favoriler, kaşlar, bıyıklar paralel. Sanki yaratılırken F8 tuşu açık Autocad programı kullanılmış. Hüseyin Altın abimize ait bu fotoğraf gerçekten bizlere herşeyde mutlak bir oranın olduğunu ispat etmiyor da ne ediyor a dostlar?
Nokta sonu şarkısı : Gökhan Özen - Herşeyde biraz sen varsın (şaka lan şaka)
Cuma, Nisan 03, 2009 | | 0 Yorum






